Sayfalar

6 Mart 2012 Salı

süreli hikaye




Merhaba,
Bütün bu hikayeler başımdan geçeli iki sene oluyor. Öylesine heyecanlı, zor, acılı ve zevkli zamanlardı ki ancak sıcak evimde köşeme çekildiğimde olayları anımsayıp ve çok fazla heyacanlanarak yazabiliyorum.



Hikayem kentin bütün gürültüsünden kaçarak, kendimi yeniden keşfetmek için gittiğim uzun ve yalnız tatilde başladı. Eski iş yerimde yönetici asistanı olarak şirketin bütçe işlerinde çalışıyordum. İyi bir okul bitirmiş düzenli işi ve güzel bir kadınla düzenli bir ilişkisi olan 24 yaşında bir adamdım. Erken yaşta yaptığım bu karıyer beni bir yandan rahatlatırken bir yandan boğmaya başlamıştı. Bir gün uyandığımda hayatımın hep rutinler içinde sıkışıp kalacağı kabusuyla tedirgin oldum. Yine de işe gitmiştim. Yıllık tatil zamanım geliyordu. Sevgilimle güneye gideriz ve monotonluktan kurtuluruz sanıyordum. Aynı gün akşam sevgilimle konuştuğumda artık başka birine aşık olduğunu gözlerinden yaşlar akarak itiraf ediyordu. Şok olmuştum ama sanırım çokda sarsılmamıştım. Aşık değilmişim demek ki diyerek kendimi teselli ettim. Onuda üzülmesine gerek olmadığını söyledim. Öylece ayrılmıştık.



Ertesi gün işte, yıllık izin dilekçemi doldurup hemen tatile çıkabilmek için departman müdürüne yalvardım ve son koz olarak sevgililmin beni terkettiğini anlatıp izni kaptım.



tatil de



yol çok uzun sürmüştü. tatil köyüne vardığımda yorgunluktan ölüyordum. hemen odama geçmek istiyordum. arabanın anahtarını park görevlisine verdiğimde arabanın bagajındaki eşyaları odama getirmesini rica ettim. odama çıktığım gibi uzandım. park görevlisi, ben uykuya dalmak üzereyken geldi. gel diye seslendim yattığım yerden. içeri girdiğinde yüzünde pis gülümseme vardı. ben oraya bırakabilirsin derken bahşiş vermem gerektiğini düşünerek doğruldum ve cebimden çıkardığım 10 kağıdı ona uzattım. gülerek teşekkür etti. ve başka bir isteğim olup olmadığını sordu. hala garip ve çapkınca gülümsüyordu. gülümsemesine anlam vermeye çalışırken fermuarı açık olan ufak çantayı gördüm. ve o anda anladım, eski sevgilimin havuza gitmek için hazırladığı çantaydı. içinde bikinisi, iç çamaşırları plaj elbisesi falan vardı. hay lanet olsun diyerek hızlıca gönderdim görevliyi.park görevlisi yakışıklı bir gençti. uzun boylu atletik ve esmerdi. vücut çalıştığı belli oluyordu. bana neden gülümseyerek baktığını düşünerek uykuya daldım. uyandığımda gün doğmak üzereydi. sabahın erken saatlerinde denize girmeyi çok severdim. hemen altıma mayomu giyip çıktım odamdan. sahile vardığımda biri denizde açılmış yüzüyordu. canım sıkılmaz en azından deyip çarşaf gibi denize atladım. kulaçlar attıkça yaklaştım ilerdeki adama. ona yaklaştım derken birden kayboldu ve ben bakınırken yanımdan çıkıp günaydın dedi. bu adam park görevlisiydi. o pis gülüşünden tanımıştım. bende günaydın dedim. açılalım mı diye sordu. tamam derken kulaç atmaya başladık. bir yarış gibiydi. hamlammış ve ona göre zayıf olan kollarım yirmi kulaçtan sonra yoruldu. ben kesildim dedim. soluk soluğaydım. o da durdu, sanki hiç kulaç atmamış gibi sakindi. ben denizin üzerinde durmakta zorlanıyordum. istersen seni kıyıya çekeyim .çok açıldık dedi. gerçekten kıyıya baktığımda çok uzaklaşmış olduğumuzu anladım. alttan akıntı vardı. durduğumuz yerde açığa doğru sürüklüyordu. ben yine de gerek yok deyip kıyıya doğru kulaç atmaya başladım. on kulaç atabildim ancak. çok yorulmuştum durdum. o beni arkamdan takip ediyordu. o da durdu. hadi bana bırak kendini dedi. bende kafamı salladım olur anlamında. o da arkamdan yaklaşıp elini koltuk altımdan geçirdi. ben sırt üstü ayaklarımı çırpıyor o da tek eliyle kulaç atıyordu. göğüslerimde ellini hissediyordum ve bir tuhaf oluyordum. çok güçlü kolları vardı. kıyıya kadar sakince taşıdı beni. ama bu sefer o soluk soluğa kalmıştı. teşekkür ettim biraz utanarak.önemli değil dedi. güçlü kolların varmış dedim. o da senin de güzel bir vücudun dedi. ne diyeceğimi bilemedim. teşekkür ettim. biraz kızarmıştım. kumlarda öylece oturuyorduk ve o beni boydan boya süzüyordu. korkuyordum ama hareket edemiyordum. güneş yavaşça yükseliyordu. ben acıktım dedim ve hızlıca kalktım. arkamdan ismin ne diye bağırdı. dönüp deniz dedim. senin ki diye sordum, murat dedi. teşekkürler murat derken arkamı döndüm ama hala arkamdan baktığını hissedebiliyordum.

BÖLÜM 2 -Bir başka aşk mı?

Açık büfe kahvaltının verildiği salona gittiğimde bir kaç kişi dışında kimsenin uyanmamış olduğunu gördüm. Murat'ı düşünüyordum. güçlü kollarıyla beni kıyıya çekişini. gerçekten hoş bir adamdı ama benim bu yaşıma kadar hiç bir erkekten cinsel anlamda hoşlanmadığımda açıktı. yine de bu heyecanımı anlamıyordum. hafif bir kahvaltı yapıp odama çıktım. yatağa uzandığımda hala Murat'ı düşünüyordum. hayatımda ilk defa bir erkekle seviştiğimi düşünerek mastürbasyon yaptım. duş alırken bir yandan kendimden utanıyor bir yandan yuvarlak kalçalarımı okşuyordum. hayatımda ilk defa bir erkeğin gücünden ve şefkatinden etkilenmiş hissediyordum kendimi. öğle yemeği için indiğimde ortalık kalabalıklaşmıştı. güzel kadınlar erkekler çocuklar ortalıkta geziniyor müzikler etrafı sarıyordu.kendime bir bira alıp bara geçtim. biram biterken barın arkasına Murat'ın geçtiğini gördüm. bir yanım oradan ayrılmak istiyordu bir yanım sohbet etmek daha fazla tanımak. yumuşak bir sesle nasılsın diye sorduğunda hala aynı ikilemdeydim. daha iyiyim dedim. sen nasılsın diye sordum biraz gülümseyerek. ben her zaman fitimdir dedi. buralarda yaşayınca öyle oluyor dedim. temiz hava ve hareket. şehirde yürüyemiyoruz bile. gülümsedi. evet dedi. ben hiç hoşlanmıyorum o yaşam tarzından. sonra onun felsefe mezunu olduğunu öğrendim. bir yerde filozofluk yapmaktansa garsonluğun daha iyi geldiğini söyledi. ve dedi ki felsefe derin bir denizdir. dalmak yerine balık tutmak daha keyifli geliyor. akşam izinli olduğunu benim ne yapacağımı sorunca şaşırdım ve hiç dedim. o da bana bir arkadaşının ufak bir teknesi olduğunu tekneyle balık tutmaya gelir misin dedi. bende olur dedim kendimi hiç dinlemeden. bu arada öğlen öğlen dördüncü biramı bitirmiş olduğumu fark ettim. istersen bir şeyler ye öğle yemeğiniz kaçırıyorsun dedi. bende yemek masalarına döndüm.akşam için hazırlanırken odama viski istedim bir şişe. çırılçıplak soyunmuş aynanın karşısında kendime bakıyordum. gerçekten bir erkeğe göre tüysüz ve zayıftım. uzun ince buğday tenli bir vücudum vardı. penisim ortalama büyüklükteydi. belim inceydi. bacaklarımda hafif tüy vardı başka bir yerimde tüyden bahsetmek olanaksızdı. sonra eski sevgilimin çantamda unuttuklarını çıkardım. bikiniyi giydim. hiç sırıtmamıştı bikini üzerimde. bir kadın olarak kendimi beğenmiştim. birden kapı çaldı heyecanlanıp bir dakika falan diyordum. boyundan bağlamalı bikiniyi çıkaramıyordum. düğüm olmuştu. üzerime tişört alıp altıma şortumu giyip, kapıyı açtım. murat karşımdaydı hazır galiba dedi. bende yok, bana biraz izin verir misin. tabii ama böyle iyisin gülümseyerek. bense suratına kapıyı kapatarak içeri girdim. aynada baktığımda bikinin çıkıntıları belli oluyordu. ayna yüzümün kızardığını ve terlediğimi izleyebiliyordum. birazda viskinin etkisiyle aman boş ver deyip öylece kapıyı tekrar açtım. ve hemen özür diledim. önemli değil ben açık bir insanım dedi. sonra gün batarken ıssız koydaki tekneye yürüdük.ufak tek kamaralı tekne biraz açıkta demirlemişti.denizde biraz yürümememiz gerekiyordu. biz yürümeye başladığımızda dalgalar tişörtümü ıslatıyor bikinimi daha fazla açığa çıkarıyor o da beni yan izliyordu. kafam güzeldi. ben gülümsüyordu o da gülümsüyordu. o bir çırpıda tekneye çıktı. bense zorlanıyordum. birden kollarımdan tutup kaldırdı. düşer gibi olduğumda belimden tuttu ve burun buruna geldik. öylece bir kaç saniye durduk, öpse hiç bir şey diyemezdim. sonra kafalarımızı çevirdik.bana üstünü çıkarsana ıslak ıslak durma dedi. bende içimde olan ve aslında belli olan bikinimi düşündüm. ama yapacak bir şey yoktu, çıkardım. bikinimle kaldım. gözlerim yerdeydi. çok yakışmış dedi. siyah senin rengin olmalı. gülümsedim. ilk defa giyiyorum dedim.


BÖLÜM 3 ilk defa bir erkekle

o ufak dümenin başına geçip marşa bastı ve açılmaya başladık. ben arkada oturuyordum ve güneşin batımını bir yandan Murat'ın arkadan adaleli vücudunu izliyordum. gerçekten çok atletik bir vücuda sahipti. içerdeki dolaptan içecek bir şeyler alsana dedi. bende kamaranın içinde ufak tezgahın altındaki dolabı açtım. tabii bu sırada eğilmem gerekiyordu. birden götümde Murat'ın nasırlı elini hissettim. tüylerim diken diken olmuştu. ama bir şey demeden dolaptan bir bira alıp doğruldum. çok hoş bir götün var dedi. teşekkür ederim dedim ve arkaya eski yerime oturdum. o motoru susturduğunda çok güzel bir sessizlik oldu. gerçekten manzara muhteşemdi. kamaradan olta çıkarıp bana döndüğünde aleti taş gibiydi ve ıslak şortundan belli oluyordu. yanıma oturdu ve oltayı salladı. sonra oltayı sabitledi. şimdi kısmet diyeceğiz diyerek elini bacağıma koydu. artık götümün kızlığını kaybettiği açıktı. ensemden diğer eliyle kavrayarak kendisine doğru çekti ve dudaklarımı vakumlarcasına emmeye başladı. ne yapacağımı bilmiyordum. ellerimi koyacak yer bulamıyordum. tek hissettiğim dudaklarımın acıdığıydı. birden ağzını açtı ve kocaman dili ağzımın içinde gezinmeye başladı. nefes alamıyordum sanki. geriye doğru düşmeye başladım. ensemi bırakmış vücuduyla üzerime geliyordu. bende oturduğumuz yere doğru yatıyordum istemeden. o iki eliyle belimi kavrarken ben altında gücünden ve heyecandan kıvranmaya başlamıştım. eliyle bikinimin altını çekiştirmeye başladığında ayaklarım istemeden yukarı kalktı. ve bir çırpıda altımdakini çıkardı. penisim ufalmış küçücük olmuş olmasına rağmen çok zevk alıyordum. ve titriyordum. bacaklarımı kaldırıp göt deliğimi yalamaya başladı. resmen başım dönmeye başlamıştı. diliyle göt deliğimi zorluyor ve sonra uzaklaşıp göt deliğime tükürüyor sonra tekrar dilini sokuyordu. bense zevk çığlıklarıyla beraber ilk erkeğimin başını okşuyordum. kafasını kaldırdı ve gözlerinden şehvetten başka bir şey okunmuyordu. dudaklarını tekrar dudaklarıma yapıştırdığında artık göt deliğimin içinde parmakları vardı. göt deliğimde bir yanmayla karışık zevk sızıları yayılıyordu. sonra eli götümde oturdu ve hadi birazda sen çalış diyerek 20 santimlik penisini çıkardı. ben eğilip aletin başını yalamaya başladım dilimle. yumuşak olmaya çalışıyordum ki o kafamı penisine doğru hızlıca bastırdı ve gırtlağıma kadar penisi girdi. öğürüyordum ama ağzımı dolduran penis yüzünden olmuyordu, ise tekrar tekrar bastırıyordu. mosmor olmuştum. ellerimle zorlayarak ağzımdan çıkardım ama tüm salyalarım akıyordu. o harikasın bebeğim diye sayıklıyordu. bacaklarımı omuzuna aldı ve sikini deliğimin başına yerleştirdi. soluk soluğaydım. ne olur yavaş diye yalvarıyordum. sakin ol dedi ve beliyle yüklendi. ohaaaa diye inledim. gözlerim acıdan kararmıştı. kendimi çekmeye çalışıyordum. ama o güçlü kollardan kurtulmak imkansızdı. ben kendimi geri çekmeye çalıştıkça o itiyordu. bir an durdu, bende durdum. deliğin çok darmış dedi. ben hıhı gibi bir şey diyebildim. her yerimden ter akıyordu. ve tüm gücüyle yüklendi. benden incecik bir sesle inleme geldi ama resmen yer çekimi kaybolmuştu. sonra derin bir oh sesi yükseldi murattan. gidip gelmeye başladıkça rahatladı deliğim, ben resmen uçuyordum. devam et diye yalvarmaya başlamıştım artık. harikasın diye inliyordu murat. ufak inlemeler ve götüme çarpan kasıklarından oluşan sesten başka ses yoktu ege denizinin açıklarında. sırtım acımaya başladığında domalmak istiyorum dedim. yarağımı beğendin galiba dedi. ilk yediğim yarak ama bence muhteşem derken karşısında domaldım. tekrar biraz zorlayarak yarağını soktu götüme ve artık o sabit duruyor benim götümü ileri geri oynatarak sikiyordu. bende altında kırk yıllık orospu gibi inliyordum. bir süre sonra boşaldı. ikimizde olduğumuz yere yığılmıştık.devam edecek


BÖLÜM 4 -gerçek bir masaj



muratla balıktan döndüğümüzde gece yarısı olmuştu. ben zor yürüyordum. belimden kavrayarak murat beni odama götürdü. yalnız kalmak istediğimi söyleyip gönderdim Murat'ı. yalnız başıma yatağa yığılmıştım. deliğim sızlıyordu. off diyordum buna kadınlar nasıl dayanıyor. sürünerek kendimi küvete attım. sıcak suyu açıp göt deliğimdeki acıyı azaltmaya çalışıyordum. öylece bir saat küvette kaldım. sonra uyumak için çırılçıplak yatağa gittim. bu sızlamaların ne zaman geçeceğini düşünerek uyudum.uyandığımda öğlen olmuştu. sanki bütün kaslarım yeniden oluşuyormuş gibi sızlıyordu. ama artık göt deliğimde çok fazla sızlama yoktu. yine de sıcak suyla duş aldım. göt deliğimi iyice yumuşattım. kahvaltıya indiğimde açık büfe çoktan kapanmıştı. kahve içmek için bara geçtiğimde murat oradaydı. nasılsın diye sordu gülümseyerek. daha kendime gelemedim dedim. gülerek nasıl yardımcı olabilirim dediğinde. uzak dur yeter dedim kızgın kısık bir sesle. dur kızma dedi. yenisin anlaşılan. eczaneden bir krem alman lazım. diyerek devam etti. nasıl bir krem deyince bir peçetenin üzerine yazıp verdi. sonra diğer müşterilerle ilgilenmeye başladı. güzel bir kızla sohbet ediyordu. kızda buna kur yapıyordu. kıskanmaya başlıyordum sanırım. murat bana sert bir kahve verir misin dedim. o da akşam ki kadar sert olmaz dedi gülümseyerek. sonra hazır filtre kahveyi fincana doldurup bana uzattı. uzatırken bu gece odana gelebilir miyim dedi. bende kremin etkisine bağlı dedim. bir kaç saat içinde sürersen akşama bir şeyin kalmaz dedi. tamam bakarız dedim. murat tekrar kızın yanına gitti. kızla gülüyorlardı. bir murat anlatıyordu bir kız. uzaktan izliyordum. aslında yaşadığım şeyin normal olduğunu bende eskiden olsa gidip kıza yazardım diye düşündüm. kahvemi alıp deniz kıyısındaki masalardan birine oturdum. bir kaç dakika sonra kız masama geldi. oturabilir miyim diye sordu. bende etrafıma bakındım boş masa yok mu diye. vardı ama o benim masama oturmak istemişti. bende kibarca tabii dedim. rahat bir kızdı hemen oturdu. ben sinem Murat'ın arkadaşıyım dedi. sevgili misiniz diye sordum. yok hayır sadece arkadaşız dedi. peki dedim. kız çantasından bir krem çıkardı. al bunu kullan rahatlatır dedi gülerek. yerin dibine geçtiğimi hissediyordum. gözüm Murat'ı arandı ama göremedim. anlattı mı dedim utangaçça. dalga geçer gibi baktı biz onunla çocukluktan beri arkadaşız. senin gibi parlaklardan pek hoşlanır dedi. giderek yerin dibine giriyordum. ne diyeceğimi bilemeden öylece denize bakıyordum. ama senden çok etkilenmiş dedi. bende öyle mi dedim ama çok kızgındım. tatil köyünü terk etmek istiyordum.evet dedi sana iyi gelecek şeyi biliyorum, kalk seni masaja götüreyim dedi. bozgunluğum biraz geçmişti gülümsedim tamam dedim.masaj salonuna kadar havadan sudan konuştuk sinemle. masaj salonuna girdiğimizde bizi karşılayan görevli soyunma kabinlerine kadar eşlik edip havlu verdi. ikimizde soyunup üzerimize havlularımızı alıp çıktık. sinem buradaki erkek masörler kadınlardan daha becerikli dedi senin için sakıncası yoksa. olur dedim. Nihat la Veysel gelsin dedi sinem. benim favorim Nihat'tır ama bugün sana o masaj yapsın. dün ilkini yaşamışsın rahatlaman lazım dedi. tamam diyebiliyordum öyle etkili bir ses tonu vardı ki sinemin. bir oda iki masaj yatağına uzandık yüz üstü. Nihat'la Veysel geldi. nihat sineme yönelirken lütfen bugün sen denizle ilgilen dedi. hayhay dedi nihat. nihat ense kökümden başlayarak omur iliğim boyunca ilerliyordu ve resmen ben uyuşuyordum. sırtımı bir hamura çevirdikten sonra belime geldiğinde havluyu alabilir miyim diye sordu Nihat o gevşemiş halde tabii dedim. havluyu aldı kenara koydu. sinem hayretle götüme bakıyordu. gerçekten çok güzel bir götün varmış dedi. mersi dedim sineme. artık bende utama falan kalmamıştı. götümün üzerinde gezinirken nihatın elleri göt yanaklarımın ağrıdığını duyumsuyordum. bol bol kremliyordu Nihat. anüsünüze de bakım ister misiniz diye sordu. biraz şaşkınlıkla olur dedim. başka bir krem getirip bir eliyle götümün iki yanağını açıp sürmeye başladı. sürdükçe sızı hafifliyor dahası azmaya başlıyordum. inlememek için kendimi zor tutuyordum. ohhhh diye bir ses istemeden de olsa çıktı ağzımdan. çok yeteneklidir Nihat diye kıkırdadı sinem. bakamıyordum ama Nihat'ından güldüğüne eminim. götümden ayrılıp topuklarıma indiğinde Nihat sikim taş gibi olmuştu. döner misiniz diye sordu nihat. birazdan dedim kekeleyerek. hadi rahat ol diye seslendi sinem. biraz rahat bırak kendini. bende yüzümü döndüm. ooo dedi sinem alet de yerindeymiş. iyidir dedim bende. bu sefer Nihat ayak topuklarımdan başlayarak yukarı çıkıyordu. kasıklarıma geldiğinde boşalmak üzereydim. ama penisime dokunmadan göbeğime oradan da göğüslerime geçti. ben artık bayılmak üzereydim. gerçekten Nihat işinin ehliydi ve bu yetenekli parmaklara vermeyecek kız yoktur diye düşünüyordum.
Masajdan çıkarken yeniden doğmuş gibiydim. Sinemle sohbet ediyorduk ve ikimizin de yüzü gülüyordu. restoranda gidip yemek yemeye karar verdik. ağırlıklı olarak salata ve deniz ürünleri istemiştik. ne yapacaksın bu akşam diye sordu sinem. akşam murat gelmek istiyordu dedim hafiften gülümseyerek. o zaman seni hazırlayalım dedi. nasıl dedim. biraz alış veriş biraz da bakımlı olman gerekiyor. şehre gideceğiz deyince orası 2 saat sürüyor dedim. bence değer dedi. yemeğimizin sonunda bir türk kahvesi içip kalktık. arabama atladık ve şehre doğru son hızla sürmeye başladım. şehre gelene kadar bana neler yapmamız gerektiğinden bahsetti.şehre vardığımızda oradaki alış veriş merkezinin otoparkta park ettik arabayı ve hemen çıktık. ünlü bir iç giyim mağazasına girdik. iki üç tane takım aldı, hızlıca sinem. bir üst katta gece elbiseleri olan bir dükkana girdik. bir şey beğeniyor bana soruyordu nasıl diye bende yorum yapıyordum. ama mağaza çalışanları sinemin kendine aldığını düşünerek deneyin falan diyordu. o gerek yok diyerek başından savıyordu. çok eğleniyorduk.işin en zor aşaması kuaför aşamasıydı. o bu konuda tedirgin değildi. alış veriş merkezinden çıkarken tüm aldıklarımızı arabaya koyduk ve arka sokaklarda bulunan bir kuaföre gittik. ben dışarda bekliyordum. içeri girip bir şeyler konuştu. 1-2 dakika sonra dışarı çıkıp hadi gelsene dedi. içeri girdim beni hemen arka odaya soktular. orada tek kişilik bir bakım ünitesi vardı. iki kız girdi içeri. sinemle birlikte saçımın şekline karar vermeye çalışıyorlardı. yüzümdeki tüm tüyleri iple alırken küt kesilmesi gerektiğine ve tam siyaha boyanması gerektiğini söylediler. kaşlarımı inceltmek gerektiğini de eklediler. manikür pedikür ve bacak ağdası da yapılacaktı. bunlar yaklaşık 1 saat için o iki kız tarafından hızlıca yapıldı. aynaya baktığımda bir kadından farkım yoktu. makyajım eksik kalmıştı ama sinem onu da ben yaparım odanda dedi.tatil köyüne döndüğümüzde neredeyse gizlice odama geçtik. aldıklarımız teker teker çıkarıp üzerimde denedik. gerçek bir kadına benziyordum.en sonunda ince siyah jartiyerli çorap, onun üzerine siyah tanga ve küçük göğüslerimi ve ince belimi ortaya çıkarak siyah dantelli bir büstüyer üstüme süper mini askılı dar elbise giydim. hafif bir makyajla çok ama çok güzel bir kadın olmuştum.Sinem beni süsledikten sonra bir krem verip gitti. Kremi iyice deliğime ve deliğimin içine sürmem gerektiğini söyledi. tabi bir kaç kadınsal taktiği de verdi. yani aslında benim yönetmem gerekiyormuş sevişmeyi. tam olarak nasıl yapacağımı bilemeden Murat'ı beklemeye başladım.kapı çaldığında kalbim hızla atmaya başladı. kim o dedim. oda servisi cevabı geldi. ben bir şey istemedim dedim. sinem hanım gönderdi dedi. mecburen kapıyı açıp bakmak zorundaydım. biraz tereddütten sonra açtım kapıyı. karşımda duran Nihat'ı ve gözleri fal taşı gibi açılmıştı beni görünce. önünde servis aracı vardı. şampanya ve bir dizi meze meyve. içeri getirmesini söyledim. çok hoş olmuşsunuz dedi. odaya bıraktı her şeyi. sonra iyi geceler diyerek ayrıldı. yüzümde kompliman almanın mutlu ifadesi vardı.tekrar Murat'ı beklemeye başladım. tekrar kapı çalındı. ne olur yeni bir süpriz olmasın diyordum içimden. kim o dedim titrek bir sesle. benim dedi murat. işte erkeğimin sesi dedim içimden. yavaşça gidip açtım kapıyı. sinemin dediği gibi ağırdan almalıydım ilişkiyi. beni görünce şaşkınlıktan çenesi düşecek gibi oldu Murat'ın. Murat'ın üzerinde şile bezi dar bir gömlek ve altında bol bir pantolon vardı. göğüs uçları ince şile bezi gömlekten belli oluyordu. ve gerçekten çok seksi görünüyordu. içeri almayacak mısın dedi çapkınca gülümseyerek. gel tabii dedim.içeri girer girmez dudaklarıma yapıştı. biraz öpüştükten sonra çektim kendimi. yavaş ol Murat'ım dedim. gece yeni başlıyor. tamam dedi murat. bize birer kadeh şampanya koymasını rica ettim. o hemen davranıp şampanyayı patlattı. kadehlere doldurdu. bana kibarca kadehi uzattı. yudumlarken şampanyalarımızı bugün ben sana dokunacağım dedim. o da peki sen nasıl istersen dedi. koltukta oturuyordu. bende gidip kucağına oturdum. bir eliyle belimi sardı. bense saçını okşuyordum, kulaklarını boynunu. yumuşacık ellerin var dedi. benim elim o ara sert göğüs uçlarını okşamakla meşguldü. kadehlerimiz bittiğinde onunda kadehini alarak masaya bıraktım.döndüğümde muratın siki kocaman olmuş pantolonunda çadır kurmuştu.yavaşça yürüdüm ve eğilerek dudaklarına bir öpücük kondurdum. ensemden tutmak istedi. hayır dedim. bu gece ben dokunacağım. bıraktı ensemi ve bende onu dudaklarından bir kez daha öptüm. boynunu öperken bir elimle gömleğinin düğmelerini açıyordum. öylece kitlenmiş gibiydi. derin nefesler alıyordu. gömleğini tamamen açtığında göğüs uçlarına ufak dil darbeleri atıyordum. bu kızların bana yapmasını en çok istediğim şeydi. bunu yaparken pantolonun düğmeleri çözüyordum. bir elimle baksırını sıyırdım. ihtişamlı aleti ortaya çıkmıştı.pantalonunu ve bokserını aynı anda sıyırdım ve çıkardım. bacaklarını açarak taşaklarından başına kadar ıslak dilimi gezdirdim. sonra büyük bir iştahla ağzıma aldım Murat'ın iri penisini. emerek dibine doğru iniyordum. uzun uzun ve yavaşça gidip geliyordum. dur boşalıcam dedi. bende hızlanarak deva ettim. boşalmasını istiyordum. ve çok geçmeden bütün döllerini ağzıma bıraktı. birden midem bulandı. koşarak banyoya gittim.banyoda kusmayla karışık bütün dölleri lavaboya boşalttım. ağzımda Murat'ın spermleri uzuyordu aşağıya doğru. şimdi tam orospu oldun diyordum kendime. ağzımı durladıktan ve dudak makyajımı temizledikten sonra sinemin verdiği kremi göt deliğime sürdüm. deliğim vıcık vıcık olmuştu. geri dönemeye hazırdım.döndüğümde Murat'ın siki yumuşamıştı. harikasın dedi murat, hiç böyle boşalmamıştım. mersi dedim sesimi incelterek. artık kendimi kadın gibi duyumsuyordum ama sanki kadından da fazla bir şeydim. dudaklarına bir öpücük kondurduktan sonra tekrar Murat'ın sikini ağzıma aldım. sertleşmesi çok uzun sürmedi. ama bu sefer hafif dişliyordum. acıyla karışık inliyor ama hiç bir şey yapmıyordu.ayağa kalktım. eteğimi yukarı sıyırıp tangamı göt yanağımın kenarına çektim. bir elimle muratın sikini hizalayarak bir yandan yavaşça oturmaya başladım. murat iki eliyle belimden kavramıştı. yüzüm murat dönüktü ve bu sefer benimde sikim kalkıktı. yavaşça oturarak bütün sikimi içime aldım. içime aldıkça benim sikim büyüyor ve tangaya sığmıyordu. çok zevk aldığım açıktı. yavaşça sikinin üzerinde daireler çizmeye başladım. bir yandan ben bir yandan o inliyordu. sonra yavaşça oturup kalkmaya başladım. bütün kaslarıyla kasılıyordu murat. ben bir elimle artık sikimi okşuyordum. ve giderek daha hızlı oturup kalkmaya başladım. devam et diye inliyordu murat. ama o da her erkek gibi ikinci boşalması zor oluyordu. biraz daha devam ettikten sonra kalktım. eteğimi ve tangamı düzelttim. şampanya içer misin diye sordum. ne şampanyası ben seni istiyorum diyerek ayağa kalktı. siki bereket heykeli gibi ileri bakıyordu. acele etme aşkım dedim. bütün gece bizim. ve iki kadehe şampanya doldurdum.yatağa oturdum o da yanıma oturdu. bir yandan şampanya içiyor bir yandan sikini avuçluyordum. götümün kremini almış olan siki kaygan ve kemik gibiydi. ne yapacağını bilemez halde şampanya içiyor ve bacağımı okşuyordu. bir dikişte şampanyasını bitirdi ve hadi dedi. bende bitirdim şampanyayı ve yatağın üzerinde domaldım. eteğimi sıyırdı tangamı indirdi ve göt deliğime dilini sokmaya başladı. bu sefer ben hadi diyordum. o ise ilk defa eliyle sikimi okşuyordu. zaten sertleşmiş olan sikim bana ayrı bir zevk vermeye başlamıştı.doğruldu. sikini göt deliğime dayadı. iki eliyle belimi sıkı sıkı kavramıştı. hızlıca beni kendisine çekerek içime soktu bütün aleti. mümkün olsa taşakları bile içime girecekti. acıyla inleyerek doğrulmaya çalıştım olmadı. yine güçlü kollarıyla beni tutuyordu. hızlıca gidip gelmeye başladı. beni hoyratça sikiyor. taşakları taşaklarıma çarpıyordu. her sokuşunda nefesim kesiliyor inleyemiyordum bile. sonra götümün üstüne oturdu. bir ata biner gibi üstüme biniyordu. tayım benim güzel tayım diyordu inleyerek. bense onun ağırlığı altında eziliyor ama çökmüyordum.birden çıktı. götümden osuruk çıktı uzun uzun. çok pompalamıştı.sırt üstü çevirdi. bacaklarımı omuzuna aldı. nerdeyse boynumun üzerinde duruyordum. bir eliyle sikimi tutuyor bir eliyle göğüs uçlarımı mıncıklıyor bir yandan hızlı hızlı sikiyordu. resmen artık nefes alamıyorum. ve ben kendi yüzüme boşalmaya başlarken içimden çıkıp o da yüzüme başladı. yüzümün her yeri gözlerim bile döl olmuştu. bacaklarımı serbest bıraktığında gözlerimi açamıyordum.yataktan kalktım el yordamıyla banyoya gidip yüzümü yıkadım. klozete oturup bol bol osurdum. çok yıpranmış hissetmiyordum kendimi. yine de duş almak istedim. çünkü çok terlemiştim. duşumu aldım havlumu sarınıp içeri girdiğimde murat uyuyordu. bende yanına kıvrılıp uyudum.uyandığımda murat gitmişti. kendimi yorgun hissediyordum. ılık bir duş alıp kahvaltıya indim. murat da sinemde ortalarda yoktu. yine hafif bir kahvaltı yapıp kahve içmek için bara geçtim. kahvemi bitirirken sauna ya gitmenin iyi bir fikir olacağını düşündüm. kahvemi bitirir bitirmez saunaya gittim. havlumu alıp saunaya geçtim. saunadan sonra kendimi Nihat'ın ellerine bırakabilirdim. saunada 10 dakika rüya gibi geçti.saunadan çıkıp masaj odalarına doğru yürüdüm. odaların koridoruna geçerken Nihat müsait mi diye sordum görevliye, görevli sinem hanımla ilgileniyor 4. odada dedi. bende tamam diyerek 4. odaya doğru ilerledim. kapıyı araladığımda yüzü kapıya dönük vaziyette olan sinemin amını yalayan Nihat'ı gördüm. içeri gelsene dedi sinem.şaşkındım ama başımdan geçen bir kaç günden sonra ar damarım çatlamıştı sanırım. içeri girip kapıyı kapattım. Nihat'ın dili en az parmakları kadar yetenekliydi. yüz üstü hafif domalmış olan sinem iç geçirerek inliyordu. ben diğer yatağa oturmuş izliyordum. sikim havluda çadır kurmuştu bile. sinem içime girer misin deniz dedi. bende tabi dedim. Nihat ayrılırken sırılsıklam olmuş amına girmeye başladım. yavaş yavaş sokuyordum sikimi. hadi hızlan hızlan diye inliyordu sinem ben hızlandıkça daha hızlı daha sert diyordu. bırak bak Nihat nasıl yapıyor dedi en son arkasını dönerek.yerime Nihat geçti. aleti benimkinin iki katıydı. Murat'ın sikinden bile büyüktü. Nihat soktukça ahh diye inleyebiliyordu sadece sinem. çok geçmeden sinem boşaldı ve çok hoşsun ama deniz seni boşaltsın dedi. gülümseyerek Nihat bana yöneldi.boynuma yumuşak bir öpücük kondurup arkamı döndürdü. ayaktaydım yatağa doğru vücudumu uzattım o da kremi göt deliğime doğru yedirdi ve sikini dayadı deliğime. hazır mısın diye sordu. hıhı dediğim gibi soktu başnı ve nefesim kesildi. hızla devam eti gidip gelmeye. gerçekten bir başka sikiyordu nihat. soktukça sanki içimde darbeli matkap varmış gibi titriyordum. ve tıpkı sinem gibi ahh diyebiliyordum. hızlandı hızlandı ve siki içimde büyüyerek boşaldı. o anda dizlerimin bağı çözüldü. galiba hayatımda ilk defa göt deliğimden orgazm oluyordum. yere çöktüm inlemeye devam ediyordum. götümden Nihat'ın spermleri damlıyordu. dizlerimin üstünde diz çökmüş titriyordum.Nihat dağıttın kızı dedi sinem. Nihat'ta deliği çok güzel daracıkmış dedi. güldüler. sonra birlikte odadaki duşa girdik. götümden hala Nihat'ın spermleri çıkıyordu. ben Nihat'ın sikini yıkıyordum sinemde benim. bir birimizi köpük içinde bırakarak eğlenerek duş yaptık.duştan sonra Nihat'tan bana masaj yapması için yalvardım. Nihat geçen seferden daha güzel bir masaj yaptı. sinem gitmişti. bu akşam bana gelsene dedi Nihat masaj bitiminde. haberleşelim dedim. telefon numarasını bileğime yazdı. sonra öptü bileğimi.sabah seksi çok iyi gelmişti. bara gittim. bir kaç bira içsem harika olacaktı. belki muratla görüşürdüm. bara giderken sinemle karşılaştım. sinem ne bu hal dedi. ne var halimde dedim. artık sen bir kadınsın böyle şortlarla tişörtlerle gezemezsin. git üzerine adam gibi bir şey giy dedi. düşündüm belki de haklıydı.odama gittim. sinemle aldığımız makyaj çantasını çıkardım. kahverengi göz kalemi ile gözlerimi biraz ortaya çıkardım. dudaklarımı dudak kalemiyle dolgunlaştırıp ten rengime yakın bir renkle fondaten sürdüm. tırnaklarımı cilayalayıp altıma tanga ve ince dar düşük belli bir şort giydim.öyle ilginç bir modeli vardı ki taşaklarımı irileşmiş vajina gibi duruyordu. üstüme göbeği açık siyah body vardı. bu sutyene benzeten bodynin elastik olması göğüs uçlarımı ortaya çıkıyordu. güneş gözlüklerim şapkam derken gerçekten hayatımda ilk defa bir kadının kendini aynada nasıl beğenmiş olabileceğini anladım.kendimi çok iyi hissediyordum. Murat'ı görebilir miyim diye bara gittim öğleden sonra akşam Nihat'a gitmek istiyordum bir yandan, bir yandan Murat'ı istiyordum. kendimi oldukça çaresiz hissediyordum. Murat'a söylemeli miydim onu bile bilmiyorum. neyse bunları düşünerek bara gittim. barda murat vardı. beni görünce vay vay diyerek bakıyordu. sonra yüzüme çapkınca bakarak her gün daha da güzelleşiyorsun dedi. mersi dedim. hemen bir kokteyl istedim. arkasını dönüp giderken yanıma bir sarışın yakışıklısı adam geldi. hanfendi ne içiyorsa ondan istiyorum dedi Murat'a. murat arkasını döndü. tamam dedi. bu arada ne içiyorsunuz dedi? sexonthebeach dedim. hımm çok şanslıyım dedi oda. ben de severim özellikle seks tarafında. adam kur yaparken, murat içkilerimizi getirdi. biraz bozulmuş gibiydi murat. yanımdaki adam tanışabilir miyiz dedi tabii dedim ben deniz. kerem dedi. tanıştığımıza sevindim dedi. kerem 35 yaşlarında saçları sarıyla kızıl arasındaydı. isterseniz havuz başına geçelim dedi kerem. belki birazdan deyip murata baktım. muratın sevgilim olduğunu anlasın istiyordum. peki dedi ve ayrıldı yanımdan. murat bara yaklaşıp, Nihat'a gidecek misin bu akşam dedi. beynimden vurulmuşa dönmüştüm. ne diyeceğimi bilemeden öyle kalakaldım. Nihat söyledi. seni bu sabah bayıltana kadar sikmiş dedi. çok sinirlenmiştim. sen ne yapmamı istersin diye sordum. artık bir şey istemem dedi. arkasını döndü. bende Nihat'a çok kızmıştım. neden anlatıyordu ki Murat'a. bende kalkıp havuzun kenarına gittim. ikisine de vermicem dedim. kerem yalnız başına oturuyordu havuzun kenarında. şezlongun yanındakine oturdum. hoş geldiniz dedi. bende hoş bulduk dedim. barmenle takılıyorsunuz galiba dedi. bende önemli bir şey değil dedim. içkilerimiz biterken sakin sessiz bir koya gidelim mi diye sordu. olur dedim. çok güzel bir yer biliyorum. ufak bir mağara ağzında dedi. aa çok heyecanlı hadi gidelim dedim.üstü açık safari tipi bir jipi vardı. yaklaşık yarım saat süren bir yolculuktan sonra arabadan indik. yaklaşık yarım saat dik bir yokuştan koya indik. havlularımızı daracık kumsala serdik. çantasından iki tane bira çıkardı kerem. biralarımızı içmeye başladık. sessiz sedasız oturuyorduk. denize girsek mi dedi. olur dedim. üstümü ve altımı bir çırpıda çıkardım. gözleriyle resmen beni düzüyordu. denize koşarak girip atladık. bir kaç kulaç atıp durduk. çok güzesin dedi ve kolumdan tutarak kendine çekti. ayaklarımız denizin dibindeki kuma değse de tam çene hizasındaydı. onun boyu daha uzun olduğu için benim parmak uçlarıyla dokunduğum yerde isteği gibi hareket ettirebiliyordu. vücudunu vücuduma dokundurduğunda iki bacağımla beline sarıldım. götümde sertleşen yarağını hissettim. öpüşerek sahile doğru gidiyorduk, o da beni taşıyordu. kıyıya yaklaştığımızda denize uzanır gibi bıraktı beni. üzerimde hala kerem vardı.bir yandan öpüyor bir yandan üzerimden dalgalar geçiyordu. bir eliyle tangamı sıyırırken sikini ağzma dayıyordu. tangamı çıkarıp sahile attığında gırtlağıma kadar yarağı girmişti. ağzımdan yarağını çıkarıp bacaklarımı omzuna aldığında başım suyun altına girmişti. yarağını hiç beklemeden deliğime soktuğunda acıdan ağzım açıldı ki boğulacakken ellerimle gövdemi yukarı doğru kaldırıp inledim. kerem ise bacaklarımı daha fazla kaldırıp sikini kökledi. tekrar suyun içine girdim. ben kendimi zorlayarak kendimi tekrar yukarı çıkardım. kerem soktukça batıyor ben zorladıkça su yüzüne çıkıyordum. nefes nefese kalmış, inanılmaz bir zevkle inliyordum. nefessiz kalıyor sonra inleyerek nefes alıyordum. en sonunda kerem bana acıdı ve domal dedi. içimden çıktı ben soluk soluğa domaldım sikinin karşısında. götüm hemen suyun üzerindeydi. dalgalar vurdukça kerem vuruyordu arkadan bense inliyordum. birden içimden çıkıp saçlarımdan tutarak yarağını ağzıma soktu ve boşalmaya başladı. bu sefer spermleri tarafından boğulmaya başladım.


BÖLÜM 5 kıskançlık


Keremle ayrılıp odama döndüğümde akşam olmuştu. benim yemek yiyecek halim bile yoktu. yatağa uzandım. iki- üç saat kesintisiz uyumuşum. kapının çalınmasıyla uyandım. kim o diye yataktan seslendim aç kapıyı ben sinem dedi.resmen sürünerek kapıyı açtım. kız ne bu hal diyerek çıkıştı sinem. ben içeri davet ettim. yaa kadın olmak ne zormuş diye yakındım. gülerek kolay mı sandın yarak yemeyi tatlım dedi.
kerem anlatıyormuş barda murat çok bozulmuş ve onun gönlünü almam gerekiyormuş falan bunlardan bahsetti uzun uzun. kız kıza oturmuş dertleşiyorduk. bende bana ters davrandığını falan anlattım. sonra nihatın pervasızlığını. o da onlar yapsa sorun olmaz biz yapsak adımız orospuya çıkar diye yakınıyordu. uzun uzadıya bunlardan bahsettikten sonra yarın ne yapacağımı sordu. ben de yarın muratla konuşacağımı söyledim. ne konuşacağımıda merak ediyordu. ben de ciddi bir ilişkiye hazır olmadığımı bu yeni hayatımda farklı şeyler denemek istediğimden bahsettim. söyle ama murat çok üzülebilir dedi. ben de yapacak bir şey yok dedim. sonra iki kız gibi yanaklarımızdan öpüşüp ayrıldık.
ertesi gün öğlene doğru uyandım. hemen ılık bir duş alıp, muratı aradım. muratla 1 saat sonra lokal de görüşmek için sözleştik ama sesi çok soğuk geliyordu. ben zor bir sohbet olacağını düşünüp hemen hazırlıklara başladım. saçımı başımı makyajımı yapmaya başladım. yine de sade bir makyaj yapmayı tercih ettim. üzerime ince içimi gösteren beyaz bol gömlek ve içine siyah biknimi altıma onun üstüne beyaz şortumu giydim ki tüm bunları yaparken bir saati geçmişti. artık kadınları daha iyi anlıyordum. kıyafete bile karar vermek o kadar çok zaman alıyordu ki, hazırlanmak denen şey erkekler gibi iki parça bişey giyip çıkmaya benzemiyordu.
neyse muratı 15 dakka bekletmek zorunda kaldım. yanına gidip hemen özür diledim. hangisi için diye sordu. nasıl yani dedim, nihat için mi, kerem için mi diye devam etti, aslında geç kaldığım için özür dilemiştim dedim. asık suratı iyice asıldı. ne istiyorsun diye sordum. o da bana senin gibi orospudan birşey istemem dedi. ve kalktı gitti. ben de arkasından bakakaldım. hemen ardından sinem geldi. ne oldu diye sordu. bende küfür edip gitti dedim. çok kıskanmış seni dedi. bende o zaman yapacak bişey yok dedim. sahile gidip güneşlenelim dedim. o da hemen kabul etti. sinemle kız kıza plaja gidip şezlonglara yayıldık. bir yandan geyik yapıyor, bir yandan birbirimize güneş kremi sürüyorduk. arada muratla ilgili fikirlerimi soruyordu. bende ona ilk hoşlandığım erkek içime giren ilk erkek ama daha fazla tanımak istiyorum diyordum.
yaklaşık yarım saat sonra plajdan sarmaş dolaş muratla bir kız geçti. beynime kan sıçramıştı. bak hiç üzülmemiş dedim sineme muratı göstererek. bence o da seni kıskandırmak istiyo dedi sinem umursamazca. ben de iyi o zaman kıskanmam bende dedim. ama hala gözümün ucuyla muratla yanındaki kıza bakıyordum. denizin içinde resmen yiyiişiyorlardı. ben hadi gidelim dedim sineme. ne yapcaz dedi, gülerek masaj yaptırıcaz dedim bende. azdın mı kız dedi gülerek.
toplanırken hala muratla kızın cilveleşmesine bakıyordum. neyse ki hızlıca toparlandık ve masaj odasına doğru yürümeye başladık. sinem bence sende muratı çok seviyorsun dedi. yok belki benim için ilk olduğundan öyle gelmiştir dedim.
masaj salonuna vardığımızda bu sefer kadın masör istiyorum dedim sineme. peki pek yetenekli değiller dedi. olsun ben biraz kafa dinlemek istiyorum zaten dedim. güzelce bir kadınla birlikte nihat masaj odasına geldiler. sineme nihat masaj yapmaya başladı, rus olduğunu tahmin ettiğim kızda beni omuzlarımdan başlayarak kuyruk sokumuma doğru ellerini gezdiriyordu. nihattan çok daha yumuşak olduğu açıktı ama ayrı güzel bir hissi vardı bu kadının yaptığı masajjın. adını sordum vera dedi. kalçamada masaj yapıp yapaamayacağını sordum. gülüseyerek nerenize isterseniz yaparım dedi. bende popomun üstünde duran havluyu kaldırdım. içine kadar masaj yap lütfen dedim. çok hoş kokulu bir yağ ile göt yanaklarımı ovmaya başladı. deliğime doğru parmakları kayıyordu. kaydıkça içim gıcıklanıyor tühlerim ürperiyordu. göt yanaklarımı ayırdı parmaklarıyla deliğimi okşadı ve dedi ki bence bir kaç gün dinlendir. neden dedim, çok yıpranmış dedi. bende tamam dedim ama canım sıkılmıştı.
duştan sonra odama çekildim. aynadan göt deliğime baktım hakikaten dağılmış gibi görünüyordu. daha sakin bir tatil geçirmem gerektiğini o zaman anladım. akşam yemeğimi gayet sade ama kadınsı bi kıyafetle ve tatil için aldığım kitaplardan birini yanıma alarak çıktım.
kıyıda köşedeki masalardan birine oturup akşam yemeği için siparişimi verdim. sonra etrafa çok bakınmadan kitabımı okumaya başladım. aradan çok zaman geçmemişti ki masama kerem geldi yemeğe size eşlik edebilir miyim diye sordu. beni plajda hunharca siken adamın sosyal ortamda bu kadar kibar olması şaşırtıcıydı. bende neden olmasın dedim. hemen karşımdaki sandalyeye oturdu. ben kitap okumaya devam ediyordum. rahatsız ediyorsam gidebilirim dedi. ben de yok rahatsız etmiyorsun. ama istiyorsan kitap okumayabilirim dedim. o da benimle sohbet etmeni tercih ederim dedi. ben de peki dedim kitabı kapattım. bu arada yemeklerimiz gelmişti. çok güzel seviştiğimden bahsediyordu çok doğal olduğumdan ve bir kadından farksız olduğumdan bende her iltifatına mersi diyordum. bu gece müsait olup olmadığımı sorduğunda ise, neye neden bu kadar kızdığımı anlamadan çıkıştım. kadınlarla aramızda farklar var dedim. onlar kadar sık yapamıyoruz işte dedim. dinlenmem lazım. peki canım kızma özür dilerim gibi şeyler geveliyordu. bende maasadan kalkıp gittim. gözlerim dolmuştu. kendimi odamdaki yatağa atıp ağlamaya başladım. tam olarak neye ağladığımı bilmiyordum ama sanırım muratı çok kıskanıyordum. uyuyana kadar ağladım heralde.
sabah çok erken uyandım. muratla konuşmam gerekiyordu ama daha sabahın 6 sıydı. sıkıntıyla kendimi duşa atttım. kremlendim bakımımı yaptım. sanırım hayatımın aşkını kaçırmak üzereydim. odadan çıkarken kapıyı açtığımda kapıda bir demet çiçekle karşılaştım. hayatımda ilk defa çiçek alıyordum. yüzümde gülümsemeye neden olmuştu. aldım kokladım nergis çiçeğiydi. üstünde ufak bir not vardı, "dün için özür dilerim".
acaba bu çiçekler murattan gelmiş olabilir miydi? yoksa kerem mi göndermişti?


devam edecek